Enerji Verimliliği ve Çevre

Yaşlı dünyamız, tarım toplumu uygarlıklarından başlayarak, sanayi toplumu ve bilgi toplumu gibi göz alıcı isimlendirmelerin örtücü ve gözden saklayıcı etkisinin de yardımıyla, bu gün, sadece enerji elde etme uğruna sınırsız derecede kullanılan “fosil yakıt uygarlığının” son günlerini yaşamıyor. Bunun yanında, insanlığın tüm olumlu birikimlerine rağmen artık yolun sonuna geldiğimizi gösteren önemli belirtiler, düşünmeyi becerebilen herkesi ürkütüyor.

Enerji üretmek adına oluşturduğumuz kirlilik her geçen gün bizi sona biraz daha yaklaştırıyor. Evren, güneş, dünya, sular, kayalar, rüzgar, kendisi ile bir türlü dost olamayan ve ‘uygar’ olduğunu iddia eden insanlıktan sıkı bir hesap sorma hazırlığında. Adına ister “Küresel ısınma”, ister başka bir şey diyelim, insanın mavi gezegenimizdeki bencil hayatı, suçlu, suçsuz ayrımı yapmadan top yekun bir yok oluşun startını çoktan verdi.

Uygarlık tanımları, kişi başına düşen enerji tüketimi, kişi başına düşen otomobil, televizyon sayısı, su kullanımı gibi ölçülere sıkıştırıldı. Zaten ömrü iyiden iyiye azalmış fosil yakıt uygarlığının kendiliğinden sona ermesini beklemek ve “Sonra nasıl olsa bir şeyler yaparız” rehavetine kapılmak savaşı bu günden kaybettiğimiz anlamına gelmektedir.

Aslında yapmamız gereken şey, büyük buluşlar, büyük araştırmalar, derin tartışmalar yapmak değil, mevcudu özellikle de enerjiyi, israf etmeden etkin ve verimli kullanmaktan başka bir şey değildir.